
Arteriovenoz Malformasyon (AVM) Nedir?
Doğuştan gelen ve çocukluk çağından itibaren, yaşam üzerinde risk oluşturabilen beynin damar anomalilerinden bir tanesi de; “Arteriovenoz Malformasyon”dur. Kısaca AVM diye adlandırırız; halk dilinde damar yumağı olarak da bilinir
Arteriovenoz Malformasyonun Neden Olur ve Riskleri Nelerdir?
Anne rahminde; atardamar, toplardamar, aradaki kılcal damar gelişirken; bir yerde bu oluşum sekteye uğrar ve atardamarla toplardamar arasında normal kılcal damar gelişmez; “nidus” dediğimiz İlkel bir damar yapısı oluşur. Bu şu anlama gelir: Atardamarla gelen kan, direkt toplardamara girer; toplardamar bu basıncı karşılayabilecek pozisyonda değildir. Nidus ile birlikte sürekli toplardamarda bir genişleme olur ve bu basıncı karşılama pozisyonunda olmadığı için; damarda kabalaşma, zaman zaman genişleme, kanama, etrafa açılma gibi birtakım riskleri meydana getirir. Aynı zamanda atardamar direkt toplardamara geçiş yaptığı için etraf beyin dokusu çok iyi beslenemez; dolayısıyla bir takım hasarları oluşturur. Yine çok ciddi kanama riski bir yana, beyin dokusu hasarına bağlı epilepsi ile de bu hastalar başvurabilirler. Kanadıkları zaman çok tehlikelidir ve ölüm oranları çok yüksektir; bulunduğu bölgeye göre risk faktörleri değişir.
Arteriovenoz Malformasyonlarda Cerrahi Tedavi
Arteriovenoz malformasyonların erken tespitleri son derece önemlidir. Erken dönemde yapılan cerrahilerde, epilepside başarı oranı oldukça yüksektir.
Arteriovenoz malformasyonların standart tedavisi cerrahidir. Yüzeyel ve küçük boyutlu bir AVM’nin cerrahi tedavisi rahatlıkla yapılabilir; ama özellikle derin yerleşimli riskli bölgelerde olanların cerrahisi oldukça zor ve risklidir. Cerrahın deneyimi, mikroşirürji tecrübesi ve anatomik bilgisi; ameliyat esnasında anjiyografi gibi günümüzün teknolojik imkânlarından faydalanması son derece önemlidir. Derin yerleşimli AVM’lerde de standart tedavi aslında cerrahidir; ama arteriovenoz malformasyonların bir kısmı yerleştikleri kısıtlı yapılardan dolayı; ameliyat edildikleri zaman sağlıklı bölgenin beslenmesini bozabilme ihtimalleri olduğu için, alternatif tedaviler de söz konusudur. Ancak cerrahi her zaman en net, en iyi sonucu verir. Yardımcı teknik olarak bazen; özel radyo cerrahi tipleri ya da embolizasyon dediğimiz (kasık ya da kol damarından girerek içeriden damar yumağını kapatmak üzere) birtakım işlemler de yapılabilir.
Prof. Dr. Ahmet Hilmi Kaya
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı
(Nöroşirürji)




